Atıf Yorulmaz

Atıf Yorulmaz
@atifyorulmaz
"Cesurlar, fırtınanın elektriklendirici dansını kucaklamaktan asla geri adım atmazlar."
Peygamber kelimesi Farsça'dan dilimize geçmiş olup "haber getiren" anlamına gelmektedir. Bu kelimelerin Arapçadaki karşılığı "nebi" ve "resul" olarak kullanılmaktadır. "Buna göre resul, Allah'ın kendisine vahyettiklerini tebliğe memur ettiği, kendisine yeni kitap ve yeni şeriat verdiği peygamberlerdir. Nebi ise kendilerine kitap indirilmemiş olan ve daha önceki şeriati tebliğ eden peygamberlerdir"
Sayfa 28
1000Kitap
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsanlar, Allah'ın varlığını akıllarıyla bulsalar bile, "Bize had ve hesaba gelmez nimetleri veren Allah, bizi niçin yarattı, Allah'ın bizden istediği nedir?" sorularının cevabını akıllarıyla bulamazlar. Syf.23
Sayfa 23
1000Kitap
Grandük Notaras söz alarak söyle dedi: "Başımızda kardinal sapkası görmektense, Osmanlı sarığı görmeyi tercih ederim!" Lehistan'da ise su söz, darb-ı mesel haline gelmişti: "Osmanlı atları Vistül Nehri'nden su içmedikce bu ülke, istiklal ve hürriyetine kavuşamaz!"
Sayfa 69
Jacques Cousteau bu araştırması hakkında şunları ifade etmektedir. "Bazı araştırıcıların farklı deniz kütlelerini birbirinden ayıran engellerin bulunduğu yönündeki fikirlerini araştırıyorduk. Araştırmalar sonunda gördük ki Akdeniz'in kendine özgü sıcaklığı, tuzluluğu ve yoğunluğu var. Ardından Atlas Okyanusundaki su kütlelerini inceledik ve onun Akdeniz'den tamamen farklı olduğunu gör-dük. Bu iki su kütlesi, Cebel-i Tarık Boğazı'nda birleşiyor ve bu birleşme binlerce yıldan beri devam ediyordu. Buna göre iki denizin karışması ve sonuç olarak tuzlulukta, yoğunlukta içerdikleri madde oranında eşit veya eşite yakın bir durumda olmaları gerekirdi. Ancak kütlelerinin birbirine karışmadığını ve her iki denizin yakın kısımlarında dahi ayrı bir yapıya sahip olduğunu hayretle gördük. Bunun üzerine yaptığımız araştırmalarda bizi şaşkına çeviren bir durumla karşılaştık. Zira bu iki denizin karışmasına birleşme noktasında bulunan harika bir su engeli mâni oluyordu. Aynı türdeki bir su engeli 1962 yılında Alman bilim adamları tarafından, Aden Körfezi ile Kızıl Deniz'in birleştiği Mendep Boğa-zı'nda da bulunmuştu. Sonraki araştırmalarımızda farklı yapıdaki bütün denizlerin birleşme noktalarında aynı su engelinin bulunduğuna tanık olduk. Syf.56 Peygamberliğin İsbatı
Sayfa 56
1000Kitap
Müslümanlar bile kendilerinin ne olduğunu anlamaktan uzaklaşmışlarken, başkaların müslümanları tanımaları mümkün müdür? İslam'a karşı artniyetli, düşmanca tavrı bir kenara bırakıyoruz. Dinin bunlara verdiği ad bellidir ve tanımlanmıştır: kafir. Allah'ın hidayeti ulaşmadıkça, bunlar için yapılabilecek birşey yoktur. Ama müslümanlar arasında öyle bir zümre var ki, aslında geniş müslüman tabakaları oluşturanlar bunlardır. Müslümanlar arasındaki, özellikle şu son yüzyılda belirgin bir şekilde ortaya çıkan bu yeni tip insana "modernist" deniliyor. Bu tip, aslında müslüman olduğunu inkar ve reddetmemektedir. Fakat İslam hakkındaki fikirleri, bütünüyle yanlış değilse eğer, eksik ve çarpıtılmıştır. Bu tip, İslam'a misyonerler gibi, kuşkulu bir gözle bakmaktan çekinmez. Zihniyeti, düşünce yapısı, kafasının işleme tarzı, aslında profandır, fakat bir tür kişilik zaafından müslüman olduğunu da da reddedememektedir. Böyle tuhaf bir konumdadır. Yanlış anlaşılmasın: Müslüman olduğunu reddetmesi ona kişilik kazandıracaktır demek istemiyoruz, düşüncelerini sonuna kadar götürme yeteneğinin eksikliğinden bahsediyoruz. Kafa yapısı profandır, ama ruhu muhafazakardır bu insanın. Temelde muhafazakar olan ruhu, bu yıkanmış yeni beynin yapısına terstir. Bununla birlikte, İslam aleyhinde, İslam'a zıt olarak ileri sürülmüş fikirleri seve seve kabul etmeye hazırdır. İslam'a zıt fikirleri ileri sürerken, yukarda değinildiği gibi, babasının veya dedesinin hacı, hoca veya müftü, imam olduğunu belirtmeyi ihmal etmez. Böylece, ileri sürdüğü fikirlerin nesnel ölçülere göre şayanı kabul şeyler olduğunu vurgulamak ister. Yani, karşınızda yabancı birisi yok, ben de müslümanım ama neylersiniz ki, ilim başka seyler söylüyor, demek ister. Gerçekteyse, ileri sürdüğü fikirlerin hiçbirinin sahibi değildir:
Sayfa 56
1000Kitap