mezarsız bir geceye gömülürken biranda unutuluyorum
itiverdiğinde uçurumlardan on sekiz tane beyaz gülleri savur
unutmam... şimdi gidiyorsun ya kelimeleri bile gömerken
bu gece senin gecen ve anlatılamayan bendeki sen
bu gece yokluğunu yaşıyorum duymayasın sakın haa yakarışlarımı
zehir zemberek hüzünleri sigaramın dumanında savururken
kelebek dokunuşu gibi gözlerimden yaş gibi akıver
sakın sorma nasılsın diye, hiç iyi değilim
bak... kulağımda bir izdiham var.
kutuplar gibi buz kesmişken yüreğin
ben sensizliği yaşıyorum saat gece yarısına kırk dokuz kala
ben göz yaşlarıma seni tembihleyip son sigarama gömüyorum
bir varmış bir yokmuş diye başlardı ya eskiden güzellikler
hiçbir şeyin tadı kalmamışken son defa geçmişe bakıyorum
ellerimde biriktirdiğim bir yığın acı varken ben geride kalıyorum
sakın sorma nasılsın diye, hiç iyi değilim