Yaratılmış tabiatın sunduğu fırsatları kaçırmayın. Yağmur yağarken başınızı yağmurun altına tutun. Kar yağarken kara bakın, boranda boranı hissedin. ... Yakanızı açın, birkaç rüzgâr içeri essin. Güneşi, ayı, yıldızları seyredin. Allah diyor ki "Bak! Tefekkür et! Orada kalma, dağa baktığında sadece dağ görme! Dağın sahibini gör, niçin yaratıldığını anlamaya çalış!" İşte bunlar da ülfettir.
Halk arasında bir darbımesel vardır: Güzele bakmak sevaptır. İnsanlar bunu sadece diğer cinse yönelik bir nazarla bakmak olarak anlar. Oysa İslam medeniyetinin güzeli tektir. Ve o güzel, Cenab-ı Allah'ın Bedi isminin yansıdığı her yerdedir. Bir ağaç, bir çiçek, bir kar tanesi, yeni doğmuş bebeğin sesi, hatta kalp atışlarımız... Bunların hepsi güzelin yansımalarıdır.
İnsan, ülfetle rahatlayan bir varlık. Kendi yüzünü bir başkasının yüzünde seyretmek, hikâyesini anlatmak ve bir başkasının hikâyesini dinlemek isteyen bir varlık.