Bektaşi namaz kılmıyormuş. Ona sormuşlar: "Niye kılmıyorsun ey Bektaşi?" Bektaşi de demiş ki: "Âyet var." Demişler: "Nasıl yani?" Bektaşi: "Namaza yaklaşmayın, diyor." Demişler: "Ya hocam, onun öncesini de okusana!" Bektaşi de cevaben: "Bu, benim işime geliyor." demiş. İçkiliyken namaza yaklaşmamayı emreden ayetin sadece son kısmını yorumluyormuş.
Sanayi Devrimi'nde pamuk üretimi için Bengal'deki dokumacıların başparmakları kesildi. 60 bin kişinin elleri iş göremez hâle getirildi. Onlar için bu bir zalimlik değil, rasyonel bir hesaplamaydı. Biz "zulüm" diyoruz ancak onlar için bu bir stratejiydi. ... Bugün Gazze'de yaşananlar da böyledir. Zulmü yapanlar için yok ettikleri insanlar zaten insan değildir. Onlar için mesele basittir: "Yaşamak için öldürmek zorundayım." Çünkü onların zihninde ve duygu dünyasında Rezzâk-ı Âlem yoktur.
Yeni nesil; kendini bir toprağa, bir kültüre, bir topluma, bir tarihe veya bir inanca ait hissetmiyor. Bu da yapay kimlikler üzerine aidiyetlerin gelişmesine sebep oluyor.