Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız,kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar.Şayet tanrı dendi mi öncelikle korkulacak,utanılacak bir varlık geliyorsa aklına,demekki sende korku ve utanç içindesin. Yok eğer Tanrı dendi mi evvela aşk ,merhamet ve şefkat anlıyorsan,sende de bu vasıflar bolca mevcut demektir.
Birini öldürdüğün zaman muhakkak ki ondan birşeyler bulaşır sana:Bir resim,bir koku,bir nefes...Bir ah,bir lanet ,bir ses...Maktulün bedduası derim ben buna.
Her maktul katilinde yaşamaya devam eder.
Bugün tramvaya bindim ,yaşlı bir dedenin arkasında olduğumdan habersiz.Önce yakınları ile falan konuştuğunu sandım,ama hayır tanımadığı ,hayatında belki de bir daha hiç görmeyeceği insanlarla konuşuyordu. İstemsiz kulaklarım misafir oldu:)Ki aslında onunda istediği buydu,kendince birilerinin hayatına dokunmak...Ve her gün bunun için tramvaya bindiğini söylediğinde
şaşkınlığım bir kat daha arttı.İnsanların telefonu ellerinden düşürmediğinden ,2 yaşındaki çocuğu susturmak için eline telefon verildiğinden,gençlerin akıp giden zamanın farkında olmayışından,üretmemekten,kitap okumamaktan,kimsenin elinde artık gazete olmayışından,dış ülkelere bağımlı olmaktan,kadınlar eskiden oyalanırdı örgü falan örerdi deyip eskiyi özlemesinden bahsetti.Ve son olarak eşinin ona kızdığını çok konuştuğunu ,böyle devam edersen birgün dayak yer gelirsin dediğini söyleyip içten güldü.
Böyle naif insanlara ihtiyacımız var...
Anıyı da bıraktığıma göre uykuya çekilebilirim...
23.02.2019