Ben biçare bir gölge idim.Yanımdan biraz sürtünerek geçen her adamın peşine takılan,ondan ayrılır ayrılmaz,iki kedi yavrusu gibi birbirine sokulan,birbirinin kucağında gülen,ağlayan,bilhassa ağlayan iki çocukla çapaçul,biçare bir gölge…”Gül!” dedikleri zaman gülen,ağla veya konuş dedikleri yerde konuşan,ağlayan,enteresan buldukları zaman enteresan olan,yüzüne bakmadıkları zaman mevcut olmayan biçarenin biri.
Korku…Korku ve insan,korku ve insan talihi,insanının insana hücumu,o hiç yere düşmanlık.Fakat neyi aldatabilirdim,kime anlatabilirdim?İnsan neyi anlatabilir?İnsan insana ,insanlara hangi derdini anlatabilir?Yıldızlar birbiriyle konuşabilir,insan insanla konuşamaz.
“Her ne olursa olsun mazim bugünkü vaziyetimden bana bütün bir mesele gibi geliyor.Ne ondan kurtulabiliyorum ne de tamamiyle onun emrinde olabiliyorum.”