"Özgürlüğe kanatlarına takmış bir kuş , isterse sonsuzluğa uçup kaybolabilirdi. Oysa kafesin içinde umutsuzca parmaklıklara çarpan bir kuşa gökyüzünün varlığını anlatamazdınız. Ancak uçarsa görebilirdi , oysa annemin kanatlarını çoktan kırmışlardı."
"Ve bilirdim ki herkesin içinde , izi geçmeyen yaralarını saklayıp kimseye göstermediği çocuk bir ruh yaşardı , iyileşmeyeceğini bildiğinden çaresizce üstünü kapatırdı."
"Gittiğim her yerde hayali peşimde! İster uyanık olayım ister rüya göreyim fark etmiyor, ruhum tümüyle onunla kaplı! Gözlerimi kapadığımda burada , onun siyah gözleri burada , içsel görme yeteneğimin bulunduğu kafamın içinde. Burada! Bunu sana anlatmıyorum. Gözlerimi kapatınca beliriyorlar ; tıpkı bir deniz , bir uçurum gibi karşımdalar , aklımdaki düşüncelerini kaplıyorlar."
"Boşuna kollarımı ona doğru açıyorum, sabahları kâbus dolu rüyalardan uyandığımda , boşuna onu geceleri yatağımda arıyorum , mutlu ve masum bir rüya bana hayal kırıklığı yaşattığında , sözde çayırda oturmuşuz ve ben bir yandan elini öperken , diğer yandan onu binlerce öpücüğe boğuyormuşum. Ah, sonra bir de uyku sarhoşluğuyla emekleyerek ona gidip uyusam - ezilmiş yüreğimden gözyaşı seli boşalıyor ve karanlık bir geleceğe doğru umarsızca ağlıyorum."