Duâdan uzak durmamalı, kendinizi onun hayır ve bereketinden mahrum bırakmamalısınız. Çünkü duâ, kulun kendi hâlini Allah'a bildirmesi değil, acziyetini itiraf ederek alçakgönüllülükle O'nun huzurunda boyun eğmesi ve tüm benliğiyle O'nu duyumsaması, zikretmesidir.
Biz hepimiz, bu ordu milletin askerleriydik. En ateşli çağımız onundu. Gel diyince gider ve gittiğimiz yerlerin adını bile beceremezdik. Bizim çocukluk hayallerimizi büyüleyen ımparatorluğun nizami buydu...
Aslında İblîs de bir günah işlemişti, Âdem de. Fakat İblîs günahında diretirken, Âdem günahının ezikliğini yüreğinde hissederek Rabb'i karşısında boyun büküp suçunu itiraf etti. İblîs'in yaptğı gibi kibre kapılmadı, günahını bir başka günahla telâfî yoluna da gitmedi, aksine, içtenlikle tövbe ederek Rabb'inin sonsuz merhametine sığındı. İşte bu yüzden Âdem, bir "Peygamber"; İblîs ise "şeytan" oldu.