daşdibek

Bütün gerçekdoğası ile bir insanı göstermek istiyorum dostlanıma-ve bu göstereceğim insan benim. Yalnızca ben. Kendi yüreğimi biliyorum ve diğer insanlanı tanıyorum. Gördüğüm kimseye benzemiyorum; gitgide var olan kimseye benzemediğime inanıyorum.¹ ¹Jean-Jacques Rousseau,... Gutenberg sitesinde bulunan metinden alntılanmıştır. Alıntı birinci kitabın açılış tümceleridir.
Sayfa 105 - Dost Kitapevi, Birinci Baskı 2016, Ankara / II. Bölüm Minyatür ve Tiyatro 3. Fransız Melodramı·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tarihin kesintiye uğradığı düşüncesi, geçmişle kurulan ilişkiyi ya belirsizleştiriyor ya da sorunsallaştırarak karmaşıklaştırıyor. Belleğin kasıtlı olarak felce uğratıldığı dönemler bunlar.
Sayfa 100 - Dost Kitapevi, Birinci Baskı 2016, Ankara / II. Bölüm Minyatür ve Tiyatro 2. Geçmişi Olmayan Tiyatro: Toplumsal Bellekte Süreksizlik·Kitabı okudu
Tanzimat, Cumhuriyet, Dil Devrimi ve askeri darbelerin belli oranlarda birbirine benzetilebilecek bir "kesinti yaratma" potansiyelleri var. Her biri "bundan böyle" temasının egemen olduğu, kendisinden öncesi ile sonrası arasına kesin ayrımlar getiren siyasi süreçler olarak okunabilir. Kuşkusuz, burada belli siyasi konumlanışlar ile Cumhuriyet'i, Dil Devrimini ve 27 Mayıs'ı diğerlerinden ayırmaya, yarattığı "olumlu" ya da "ilerici" sonuçlar açısından, diyelim ki, 12 Eylül'den büsbütün başka bir yere koymaya çalışan haklı haksız, yeterli yetersiz politik okumalar vardır, yapılmıştr. Ama beni burada bu gelişmelerin birlikte değerlendirilmesine götüren eğilim, siyasi bir keyfiyet ile zihinsel, ahlaki, kültürel ve sanatsal süreçlerin kesintiye uğratıldığı algısıdır. "Bundan böyle"ci her siyasal yönelim, bu siyasal kararlanın sonuçlarına maruz kalan kitleler üzerinde kimi hesaplanmış, kimi öngörülememiş zihinsel kırılmalar ve kırılmaların neden olduğu doldurulmaz boşluklar yaratmıştır. Bu kesintiler ve boşluklar ise herhalde en kesin etkisini bu coğrafyanın toplumsal belleğinde sınamıştır. Toplumsal bellekteki kırılmalar, geçmiș ile ilişkiyi olduğundan da daha sorunlu, daha içinden çıkılmaz bir mecraya savurmuş, sanatta geçmişin temsil edilme biçimini de muhakkak etkilemiştir. "Batı tarzı tiyatro"nun yakın geçmişini ve Tanzimat sonrasında yazılan oyunlarda geçmişin temsil alanıın dışında bırakılmasını ima eden anlamlarıyla "geçmişsiz Türk tiyatrosu" betimlemesinin gerekçesini bu bellek yarıklarında buluyorum.
Sayfa 95 - Dost Kitapevi, Birinci Baskı 2016, Ankara / II. Bölüm Minyatür ve Tiyatro 1. Türk Oyun Yazarlığı Üzerine Tespitler·Kitabı okudu