Belki de mesele bu, diye düşünüp duruyordum. Belki de yaşadığın hayat için fazla yaşlanmıştım kardeşlerim. Artık on sekizindeydim, yeni bitirmiştim. On sekiz genç yaş değildi. Bizim Wolfgang Amadeus on sekizinde konçertolar, senfoniler, operalar, oratoryolar filan bir sürü bok püsür yazmıştı, hayır, bok püsür değildi, ilahi müzik. Sonra şu bizim Felix M. de Yaz Ortası Gecesi Rüyası Uvertürü'nü yazmıştı. Başkaları da vardı. Ayrıca şu bizim Benjy Britt'in elinden tuttuğu Fransız şair, en güzel şiirlerini on beşinde falan yazmıştı, ey kardeşlerim. Adı da Arthur'du. Yani on sekiz, kesinlikle genç bir yaş değildi.