“Sanki içimde, devamlı olarak yolun kenarında unutulma korkusunu taşırım… Hep çocukluğumdan kalan, o eski dışarıda bırakılma ve yavaş yavaş yalnız kalma endişesi beni rahatsız eder.”
“Aşırı gerilim içinde olan birinin, devamlı tansiyon ilacı alması gibi, ben de hayatımın bundan sonraki yıllarında ilaç kullanmak zorunda olduğumu kabul ettim. Şimdi, kendime, ‘antidepresan ilacımı aldığım zamanlar normal halimdeyim, diğer insanlar gibi yaşamın tadını çıkarabilirim’ diyorum.
İnsanlar açık açık bu doğal değil diyorlar. Böyle olmakla birlikte gözlük kullanımı da doğal sayılmaz ama, buna karşın miyopları bulanık dünyalarına terk etmiyoruz! ‘Üzgün’ olmaya programlanmış bir mizaçla doğdumsa bu benim suçum değil.
Eger bir ilaç benim, olaylara normal bakmamı sağlıyorsa, ilacı kullanmamak için bir neden de göremiyorum.”
“ Aslında, erkeklere oldukça kolay diz çöktürtürüm. Erkekleri bir parça kullanma, kıskandırma, kendilerine olan güvenlerini sarsma, zıt davranışlar sergileyerek onlarla oynama eğilimine sahip olduğumu kabul ediyorum. Sorun, bana sırılsıklam aşık olduklarında, gözümde değer kaybetmelerinden, onları artık kendime yetecek derecede güçlü veya saygın bulmamamdan kaynaklanıyor.“