"Ortada bu anıların kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlayan bir aracının olması gerekir. İşte bu aracı da Weismann'in tohum plazması olarak adlandırdığı şeydir. İnsan ırkının bütün evrimin anılarını işte bu aracı taşımaktadır."
" Bir zamanlar geçmişle geleceğin bir yayı andırdığını, her bir parçasının birbirine bağlı olduğunu ve her parçanın bir sonraki parçaya dair haber verdiğini okumuştum bir yerlerde. Belki gerçekten öyledir, ama benim hayatım birbiri ardına dizilmiş, özgürlükten uzak, kapalı halkaları andırıyordu. Birinden öbürüne geçmek için atlamam, sıçrayıp geçmem gerekiyordu. Asıl beni yıpratan da bu halkaların arasında beklemek, nereye, ne yöne sıçrayacağımı bilmemekti. "
"Sevmekten konuşuyoruz. Bir yaprak, bir tohum... Önce bir yaprağı, yağmurun yağışını sevin, sonra da o bir tek yaprağın size neler öğrettiğini, yağmurun içinizde neler yarattığını duyup anlayabilecek bir insanı sevin. Kolay iş değil, biliyorum. Belki bir ömür boyunca sürer. Benim de öyle oldu ya zaten. "