“Çok bilmiş kadın alanların başına neler geldiğini bilirim. Ben gider de hiç öyle kültürlü kadın alır mıyım? Durmaksızın salonlardan, toplantılardan dem vursun, aşka dair yazılar yazsın, şiirler döktürsün, markiler, kibar kişiler ziyaretine gelsin, ben de hanımefendinin kocası diye, kimse yüzüme bakmadan, bir yanda put gibi durayım. Tanrı göstermesin, ben öyle kafası çalışanına dünyada yanaşmam; eli kalem tutan kadın, gereğinden fazlasını bilir.”
“Açık söyleyim, benim herkese sırt çevirip bir koca ile diri diri mezara girmeye niyetim yok. Ne demek yani? Adamın biri bizle evlenmeyi aklına koymuş diye, her şeyin sonu mu gelecek? Yaşayanlar dünyasıyla her türlü ilişkiyi kesecek miyiz? Şu saygıdeğer kocaların zulmü de harika doğrusu. Tüm eğlencelerden el etek çekelim, sadece onlar için yaşayalım. Oh ne ala! Umrumda değil bunlar ve ömrümün baharında ölmek istemiyorum.”