Kitabı aşırı beğendim, o kadar sardı ki... sürekli okuyasım geldi sonlara yaklaştığımı hissettiğimde de bitmesini hiç istemedim. Orhan Pamuk'un okuduğum ilk eseriydi. Kitap beni çok içine çekti sanki adeta Kemal'in çok yakın dostuymuşum gibiydi. Hissettiklerini, yaşadıklarını ha kağıda dökmüş ha bana dökmüş bir farkı yoktu. Kitaptaki yanlışlar, doğruları tartışmak pek bize düşecek şey değil diye düşünüyorum. Her yazarın bir düşüncesi vardır ve bunu kitapları sayesinde bize iletmek isterler. İletildiğini de görüyorum. Sadece bir şeyi çok merak ediyorum, Füsun'un bu yaşananlarda ne hissettiğini.. Keşke Füsun'un gözünden de okuyabilme şansımız olsaydı. Füsun'un ölüm kararını da vermesini ben anlayamadım sanırım. Neden her şey çok iyiye doğru giderken böyle bir şey yaptı? bunu anlayamadım.
Açık konuşmak gerekirse, kitabı alırken Üstün Dökmen'in psikoloji alanında yaptığı çalışmalar yüzünden aldım. Kitap hakkında konuşmak gerekirse de, Tam anlamıyla muhteşem bir eser. Bitmesini istemediğimden dolayı düzgünce okuyamıyorum bile. Beni kitabın içine sürükleyip, merak ettiren nadir kitaplardan birisi. Üstün Dökmen'in ellerine ve yüreğine sağlık