İşte gözlerini kapayınca görüyor : Mai bir sema altında azim bir sahra ki sabahın hüzünden ve neşeden, renkten ve zulmetten, sükuttan ve nağmelerden , gölgeden ve hayalden ; o yekdiğerinin hem aynı hem gayri zannolunan tezatlarından mürekkep hali altında, henüz uykusundan tamamıyla sıyrılmamış mahmurluklarla yüklenmiş sisler arkasında boğulan ufuklara doğru uzanıp gitsin...