'Hıyar acı mıymış? O halde at onu ve kurtul... Yoluna böğürtlen çalılıkları mı çıktı? O halde etrafında dolan ve yürümeye devam et... Bu kadarı kafi... Dünyada bütün bunlar neden var diye sorgulama, doğanın sahibine karşı komik duruma düşersin...' der Aurelius... Bu kadar kolay, bu kadar basit...
Vitrinlerden satın almaya çalıştığımız hazlar peşindeyiz. Sosyal medyanın gücü kadar psikolojik derinliğimiz. Başkalarının sevgisine duyduğumuz muhtaçlıkla hırçınlaşıyor, sağırlaşıyor, yalnızlaşıyoruz. Yani biz de giderken karmaşıklaşıyor, çaresizleşiyor, çözümsüzleşiyoruz.