Modern dünyanın kandırmacası da budur işte: her şeye yetişmek isterken hiçbir şeye yetişememek, her şeye sahip olmak isterken aslında hiçbir şeye sahip olmamak....
Düşledik, umduk, arzuladık. Hayal ettik. Sonra gerçeğin duvarına tosladık ve dış dünyanın hakikatinin içimizin hakikatine denk düşmediğini, acıyla fark ettik. Ürperdik.
İnsan her türlü karşılaşmadan çok şey öğreniyor. Yeter ki kalbimizi açmaya hazır bekleyelim, yolumuza çıkan her insanın bize bir hikmet taşıyabileceğini, onun yolumuza çıkmasının bir tesadüf olmadığını bilerek bekleyelim.