Bak sana bir kıssa vereyim: Sizin İslam dininizin bir kadın evliyası, bir eline bir kova su, ötekine de bir kova ateş almış, yola çıkmış. Nereye gittiğini soranlara da , bu kovayla cehennem ateşini söndüreceğim, bu ateşle de, cenneti tutuşturacağım demiş. Çünkü insanların sadece cennet vaadi ve cehhenem korkusu yüzünden riyakarlık yapmasını istemiyormuş. Biz Ezidiler, iyiliğin ve kötülüğün ötesinde bir yer olduğuna inanırız.
Bu dünyada hiçbir şey insanları söz kadar etkileyemez. Ortaşark da sözün zirveye vurduğu yerdir, hiçbir bölgenin şiiri, menkıbesi, masalı bu kadar kuvvetli, insanın yüreğine işleyen kudrette değildir. İşte bu yüzden bizim buralarda şairler büyücü sınıfına girer. İnsanları güzel sözlerle büyüledikleri için.
Dünyanın her köşesinde inançlar var, niye Ortadoğu’dan çıkanlar dünyayı kaplamış, en çok biz mi günah işlemişiz, en çok bizim mi düzeltilmeye ihtiyacımız varmış?
Sevişirken iç içe geçen, solukları karışan, birbirine en yakın hale gelen insanların, sonradan bu kadar yabancılaşmasına, hatta can yakmaya çalışmasına hep hayret etmişimdir. Önce en büyük haz, sonra en büyük can yakma, tuhaf.
Boş inançlar derdi basın yayın okulundaki hocam, boş inançlar sahiden boştur, gerçeği yansıtmazlar ama yine de insanlık bütün yaratısını, sanatını onlara borçludur. Maya zigguratlarının dört tarafının da merdiven olması nasıl saçma bir düşünceye dayanıyor dayanıyor bilir misiniz; vahşi ormanda yılandan korkan Mayalar bu sürüngeni kutsallaştırıyor ve günün her saatinde, güneş nerede olursa olsun yere yılan gölgesi düşmesi için piramidi bu şekilde yapıyor. Sonuç ne? Saçmasapan bir inançtan doğan müthiş bir estetik. Dünyadaki bütün tapınaklar, altarlar, piramitler gibi. Bu yüzden bazı şeyleri boş inanç diye küçümsemeyin, onlarsız insan kültürü olmazdı; ne mimarı,ne müzik, ne edebiyat. Darwin başlangıçta, Tanrı’nın varlığını ispat etmek için Galapagos’a gitmişti, Faraday da bunu kanıtlamaya çalışıyordu.