Elbette ben de şiddete karşıyım. Fakat işçilere kulak asmayan sermayedarlara, işçinin hakkını vermeyerek zengin olma peşinde olan sermayedarlara, makine bile dayanmaz iken bu çalışma koşullarına, işçileri köle gibi çalıştıran sermayedarlara karşı bu yol da var.
İşçi sınıfının mücadelesi çeşitli gelişme evrelerinden geçerek büyür. Önce tek bir işçiden başlar. Sonra fabrika işçilerine daha sonra bölgedeki fabrika işçilerine doğru yayılır. Onlar mücadelelerini kendilerini doğrudan doğruya sömüren sermayedarlara yöneltirler. Bu aşamada onlar henüz emekçinin çektiği acıların temel nedenini anlayamamışlardır. Kendilerine acı çektiren fabrika ve makinelere dış bilerler. Olgunlaşmamış birlikler, bu aşamada zafer sermayedarlara ait olacaktır. Ancak bu durum geçicidir. Mücadelenin gerçek sonuçları işçilerin büyüyen birliğinde mevcuttur.
Kapitalist toplum ne kadar gelişirse, işçi sınıfı da pazarda rekabet koşullarına o kadar maruz kalır. Diğer mallarla aynı şekilde kendilerini parça parça satmaları talep edilmektedir. Böylece giderek bireysellikleri sökülüp alınır. Fabrika içindeki işçiler askerler gibi organize edilerek birer sanayi eri olarak subayların ve çavuşların emrinde terbiye edilirler. Artık modern sanayi, yukarıda bulunan insanların kendi amaçlarının kâr etmek olduğunu ilan edecekleri kadar cimri ve art niyetli bir hal almıştır.