Gelin” – Bir Kız Çocuğunun Kaderine Yazılan Dram
Kitapseverler, bugün size beni gerçekten derinden etkileyen, okurken her sayfasında kalbime dokunan bir kitaptan bahsetmek istiyorum:
Şeyma Demir’in Gelin romanı.
Roman, henüz çocuk yaşında, küçücük bir kız olan Zelal’in hikâyesini anlatıyor. Annesiz ve babasız büyüyen Zelal, amcası tarafından sevgiyle büyütülse de, hiç tanımadığı ve kendisinden yaşça büyük olan İsmail’le zorla evlendiriliyor. Daha çocukluğunu bile yaşayamadan, istemediği bir hayata sürükleniyor.
Ama İsmail farklı biri çıkıyor. Zelal’e bir eş gibi değil; abi gibi, baba gibi yaklaşıyor. Onun kalbindeki korkuları sabırla iyileştiriyor ve sonunda aralarında gerçek bir sevgi filizleniyor. Tam “Artık mutlu olacaklar.” diye sevinirken, hayatın acımasızlığı bir kez daha ortaya çıkıyor. İsmail ağır hastalanıyor ve bebeğini göremeden, baba olmadan vefat ediyor. Zelal daha anne bile olamadan dul kalıyor…
Zelal, çocuğuyla birlikte hayata tutunmaya çalışırken, köyün dedikoduları ve toplumun baskısı da artıyor. İşte tam burada, İsmail’in kardeşi Süleyman devreye giriyor. Başta zoraki bir evlilik gibi görünen bu birliktelik, zamanla içten bir dostluğa dönüşüyor. Süleyman, Zelal’in yaralarını sararken ona farkında olmadan daha derin bir sevgi beslemeye başlıyor.
Zelal ise içinde beliren duygularla yüzleşmekten kaçınıyor. Süleyman’ın yanında kendini güvende hissetse de kalbindeki karmaşa, geçmişin izleriyle örtülü. Ama hisleri, alışkanlık mı yoksa yeni bir başlangıcın işareti mi?
Zelal’in kendi kimliğini bulmak için gösterdiği cesur mücadeleyi ve içindeki umudu çok sevdim. Kesinlikle okunması gereken, yüreğinize dokunacak bir hikâye.
Gelin kitabı aslında sadece Zelal’in hikâyesi değil. Bu kitap, çocuk yaşta evlendirilip hayatları ellerinden alınan bütün kız
Şarlatan, ölümlerini gözlüyordu...
...
Severek okuduğum ve başlangıç kitabından tanıdığım yazarın farklı ve film tadında olan bir diğer kitap yorumuyla geldim. Gerilim , gizem, aşk, arkadaşlık ve sırlar kitapta ne seviyorsam hepsi vardı. İsmi, kitap tasarımı ve konusu çok kaliteliydi. Bu yazarın iki kitabında da okurken bana film tadı vermesi çok hoşuma gitti. Hem konular çok farklı , hemde kitap çok akıcıydı. Çok farklı bir evren okudum ve her bir sayfasını merakla çevirdim. Ve kitapta o sıcacık aşka bayıldım. Verdikleri mücadele güçlü kalmaya çalışmalarına hayran kaldım. Fantastik ve distopya türü sevenlere tavsiyemdir.
...
Nükleer bir felaketin ardından ölümcül seviyedeki mutasyonla lanetlenen bir halkın genetiğine işleyen radyosyon sonucu yüzlerine bile bakılmayacak hale gelen insanlar ortaya çıkıyor. Bir çare bulmaya çalışan devlet büyükleri bir araya gelerek bir yönetim biçimi oluşturuyorlar. Savaştan etkilenmeyen güzel ve yakışıklı kişiler bir araya gelip zorla eşleştirilerek çiftleştirilecek, onlardan doğacak çocuklar sayesinde de fiziki olarak mükemmel bebekler elde edilmeye çalışılacaktır. Yani çirkin insanları ölüme terk edeceklerdir. Kitabın ana karakteri olan iki aşık genç Victor ve Aurora ise kendilerini seçim gününe gitmek üzere hazırlarken , bu çarpık düzenin içerisinde bulurlar. Ve ölümcül oyunlar daha bir sürü sırların ortasında kalırlar. Kitapta aşk, mücadele, gerilim, sırlar , gizem ortaya çıkar. Daha fazla bahsetmek isterdim ancak kitabın yorumunu burada kesiyorum kesin alıp okuyun pişman olmazsınız.