"boş" bir hayatın en iyi özetini bize şehir dışında yaşayan insan verebilir. Bu insancık, her sabah aynı saatte kalkar; aynı trene biner; ofiste aynı işi yapar;
aynı yerde öğle yemeği yer; hep aynı garsona bahşiş bırakır;
aynı trenle geri döner; genelde iki ya da üç çocuk sahibidir;
biraz bahçe işleriyle uğraşır; tatil olarak yılda iki haftasını hiç
hoşlanmadığı yerlerde geçirir; Noel'de ve Paskalya'da kiliseye gider ve altmış beş yaşında muhtemelen bastırılmış nefret
duygularının neden olduğu bir kalp krizinden ölene dek aynı monoton ve mekanik hayatı sürdürür. Ben yine de içten
içe, bu insanın can sıkıntısından öldüğünden şüpheleniyorum
Can yoldaşımın tavsiyesi üzerine okuduğum bir muhteşem eser daha... Gülseren Budayıcıoğlunun gerek psikoloji ile ilgili bilgiler verdiği gerekse insan hayatına yön verebilecek kadar etkili ve hayatlarımızda kimi zaman çözemedigimiz sorunlarımıza ışık tutan fikirleri ile birlikte küçük kız Ala nin dramatik hikayesini anlattığı ve zaman zaman da kliniğe gelen hastalarından notlar paylaştığı muhteşem bir kitap... Keyifli okumalar dilerim...
BİR KAÇ ALINTI...
...psikiyatriye gelen hastaların zekâ seviyeleri, yetenekleri, iç dünyalarının zenginliği her zaman toplum ortalamasının üzerindedir.
.....
Kapı arkasından, başkasının
annesinin anlattığı masalı dinleyen bir külkedisi canlanıyor gözlerimin önünde.
.....
İnsan çok
korkunca hiçbir şey hissetmiyor. Acı duymuyor ... ağlamıyor. ..
bağırmıyor.
.....
Beyin tarafından izin verilmeyen hiçbir acı hissedilmez çünkü bir acı eşiği vardır. O eşiği aşan, yani insanın tahammül edemeyeceği acıyı beyin
bloke eder.
....
Annem deyince aklıma kara bir bulut gelir ... Hani içi yağmur yüklü bulutlar vardır ... Şehrin üzerine çöker ... ne çekip gider ... ne de içindekileri boşaltır ... İşte öyleydi ... Bir kendine kıyardı. .. bir de bana ... Belki de ondan bir parça olduğum için kızardı bana ... Bilmiyorum ...
....
Birilerini değerli kılan belki de onlar
için verilen emektir.
....
Bu kız bu evde, sevilmeden, öpülmeden, okşanmadan büyümüş. Sevgiyi içine çekmemiş ki, dışına verebilsin!.
....
Arada bir ... "anne beni öldürecek misin" diye sorardım ...
....
Bir keresinde annemin kolu aylarca alçıda kaldı. .. O zaman bile beni ayaklarıyla tekmelemeye çalışırdı ... ama ben kaçardım ... Kolundaki alçı çıkmasın diye çok dua etmiştim.
....
Demek yalnızlık öylesine korkunç bir duygu ki, insan bu
dünyada kendini yapayalnız hissetmektense düşman