Söyleyişi tarzında olan bu kitap; Bir ömür nasıl yaşanır (?) ile başlayıp, kimden, ne öğrenilir? İnsan kendi kendini nasıl yetiştirir? Nasıl çalışmak gerekir? Nasıl seyahet edilir, neleri görmek gerekir? Eğitimde hangi tercihleri yapmak gerekir? Ne izlemeli, neleri dinlemeli, neleri okumalı? İnsan yaşadığı şehirden nasıl yararlanır? Gibi sorulara; İlber Hoca kendi hayatında tecrübe ettiği meselelere cevap veriyor.
*Benim en sevdiğim kısım; insan kendini nasıl yetiştirmeli oldu. İnsan kendini ölene kadar her açıdan yetiştirmeli. Sadece belli yaşlarda alması gerekeni almalı üstüne koyabiliyorsa dahasını da eklemeli. Ayrıca nereleri gezmeli kısmında İlber Hocayı da kıskanmadım değil. Hemen hemen birçok ülkeyi gezmiş, artı ve eksi yönlerini çok güzel ifade etmiş. Şu sözünde; "evlenecek çiftlere, mobilyaya çok para harcamamalarını, o parayla (ve o güzel yaşta) dünyayı gezmelerini söylüyor." Çok doğru. Eğer bir gün hayat eşimle karışılaşırsam onunla dünyayı gezmek ilk hedeflerim arasında yer alacaktır (: (biraz özel hayata girmiş oldu ama)
Kısacası bir insanın hayatından çıkarabileceğiniz güzel tecrübelere misafir oluyorsunuz, bununla da kalmayıp bende şunları şunları denemeliyim, hatta yapmalıyım diyorsunuz. Güzel bir eserdi sadece bazı yerlerinde bazı konulara çokça yinelemelere yer verilmişti buna gerek yoktu bence (: Tavsiye edilir, kitapla kalın..
Bir şehri ilk defa görüyorsanız, bir dakika bile dinlenmeyeceksiniz. Yürüyeceksiniz. Gençseniz ve bir şehirde gönlünüzce yürümüyorsanız orayı gezdiğinizi söyleyemezsiniz.
Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır. İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa da hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir. Bundan kurtulmak mümkündür; yaşayın, monotonluktan uzaklaşın, gezin, görün, keşfedin, başkalarıyla ilgilenin, okuyun, sevin. Bunları dolu dolu yapın ki izleri yüzünüze yansısın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın.
Cesur olun.Kendinizi rahat hissettiğiniz alanın dışında bir pencere açın. O pencereyi açıp dışarıda farklı dünyalar görebilirseniz,bir eşiği de atlamış olursunuz.