Her toplumda, her dönemde ve her kesimde mevcut bulunan yönetim biçiminin ve ekonomik sistemin formu, şekli nasıl olursa olsun, her zaman mevcut dinin sisteme karşı duruşu şöyle olmuştur: İnsanoğlunun fıtratında var olan halkın dini inançlarını ve duygularını istismar ederek mevcut durumu meşrulaştırmak ve kitabına uydurmak.
O zaman din her zaman halk kitlelerinin afyon olmuştur diyen 17. 18. ve 19. Yüzyıl özellikle 19. Yüzyıl aydınlarına hak vermek gerekir. Zira onlar tarihte hüküm sürmüş dinden söz etmektedirler. Onlar tarihe hükmetmiş dini görmekte, onu tahlil etmekte, bu dinin halkı yutanların elinde bir araç olduğunu müşahede etmektedirler. Bu nedenle "Din, sosyal ve ekonomik açıdan azınlığın çoğunluğa tahakkümünü dini açıdan meşru gösterir ve buna yol açar." diyenlere hak vermeli. Zira durum bundan ibaretti. Sözgelimi feodalite döneminde dinin vazifesi, mevcut durumu yani kölelik ve efendilik sistemini dini açıdan meşru göstermekti.
Öyle ki Yunan mitolojisinde ve bütün şirk dinlerinde dahi yaratıcı olarak büyük bir ilahın varlığına inanılır. Mesele, yaratıcı olan ilahla beraber sonradan "halka sahiplik etme" iddiası ile ortaya çıkan ilahlar meselesidir. Peki neden? Topluma çeşitli açılardan musallat olmak için. İnsanların, ümmetlerin, ırkların, milletlerin ve toplumların arasına tefrika ve ayrımcılık sokmak için. Ya da bir toplumu birbirine karşıt olan çeşitli ırklara, sınıflara ve gruplara bölmek için. Bir tarafta yöneten sınıfı beri tarafta yönetilen sınıf. Bir tarafta varlıklı olanlar, diğer tarafta yoksullar.
Bütün şirk dinlerinde Allah'ın yaratıcılığına inanılırdı. Ancak rablik, sahiplik söz konusu olunca putların sayısı artıyordu. Nemrut ve Firavun gibi adamlar dahi yaratıcılık iddiasında bulunmuyorlardı. Onlar "halkın rableri, sahipleri" olduklarını iddia ediyorlardı. Rab olmak, yani sahip olmak malik olmak demektir; yaratıcı değil. Firavun şöyle derdi: "Ben sizin en yüce rabbinizim." (79 nazihat suresi 24) Yani Ben sizin en büyük sahibinizim yaratıcınız değil. Yaratıcılık konusunda bütün şirk dinleri Allah'ın yaratıcı olduğuna inanırlardı.
Tevhid dini "Benim dinim bana dini." her zaman kafirlerin dini ile savaş halinde olmuştur. Peki bu savaştan kim zaferle çıkmıştır? Tarih boyunca muzaffer olan "onların dini" (kafirlerin dini) olmuştur.