Aylin Köksal

7/10
·240 syf.··
2019 125. kitabı
Selamlar! Büyük bir hevesle alıp başladığım bu kitaptan HAT edebiyatı olduğu için beklentilerim büyüktü. Bu tipik bir okuyucu hatası diyebiliriz. Cümleler arasında kaybolmayı ve okurken dalıp gitmeyi, yazara içten içe hayranlık duymayı bekliyordum yine. Ancak bu durum nadiren yaşandı. Bir konu işleme kaygısına düşmüş üstad ancak onun tipik okuyucularının böyle bir istekten ziyade edebi bir zevk için onu okuduğu kanısındayım. Bir kurgudan çok işçilik görmek istedim ama bunu istediğim ölçüde göremedim. Bin Hüzünlü Haz'a aşık bir okur olarak HAT'ı eleştirmek benim için gerçekten zor ve üzücü. Bundan sonrası kitabı henüz okumayanlar için tat kaçırabilir, uyarımı yapayım! Kitaptaki Halil karakterine ne gerek vardı gerçekten anlamış değilim. Onun hikayesini kitaptan çıkarsak bence hiçbir şey kaybetmiş olmayız, yerine daha öz bir anlatım olur. Bir de Güldiyar'a aşık, flüt çalan genç de öylece asılı kaldı hikayede. Bunun belli bir dozda olmasını da başarı sayabilirim ama bu eserde gereğinden fazla asılı kalıyor her şey. Kitabı bitirdiğimde hiçbir yere bağlayamadığım onlarca şey oldu ki bu da bana biraz zaman kaybı gibi geldi. Bin Hüzünlü Haz bundan çok daha zor bir eserdi ancak oradaki imgeleri, bir sayfa dolusu sistem eleştirisini hazmedebilmiş ve çok beğenmiştim. Geyiğin neye gönderme olduğunu hala anlamadım. Ahlat Ağacı'ndan bir görsel kullanmak güzel bir fikir olmuş. Zaten babasıyla Muzaffer arasındaki ilişkiyi Ahlat Ağacı'ndaki baba oğulun hayatlarının aynı yöne evrilişine benzetebiliriz. Uykuların Doğusu'nu henüz okumamış olsam da ismen bildiğim için yapılan gönderme beni gülümsetti. Unuttuğum detaylar vardır ancak şimdilik yorumum bu kadar. Kitaptaki imgeleri açıklayacak biri olursa çok mutlu olurum :) herkese iyi okumalar diliyorum
Beni Kör KuyulardaHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202011,4bin okunma