ee üstadım hayat senin gibi laf cambazlığından ibaret değil düzeltemediğim insanları şehirleri bırakıp gitmekle kaldım genelde sessizliğim ondandır içime yüktür hepsi...
saatin sesini duyabiliyordu neden ne kadar zamanı kaldığını bilmediği halde her şeye yetişme çabasındaydı bu kendine yaptığı en saygısız davranıştı başkaları için zamanını hiç ederken kendine dinlenmek için bile zaman tanımıyordu.
papatyaları severim ben gül gibi kuruyup döküldü yapraklarım.
küçük mutluluklar tercihimdi elimden alınan umutlarımla kaldım
çocuk ruhumu bulan haber versin ben bile bana yabancıyım...