Faruk Duman’ın Sus Barbatus üçlemesi, Türk edebiyatında son yirmi yılın en güçlü ve özgün yapıtlarından biri bence.
Romanın en çarpıcı yanı, masalsı ama bir o kadar da sert anlatım üslubu. Geleneksel anlatıcıdan mitolojik figürlere, destansı tonlardan modern romana uzanan çoksesli bir anlatıcı şöleni var. Bu çeşitlilik, metni hem epik hem de son derece kişisel kılıyor.
Üçlemenin bütünündeki siyasi alt metin ajitasyona kaçmadan, okuyucunun vicdanını sızlatarak işleniyor. Karakterler bir yandan hayatta kalma mücadelesi verirken diğer yandan tarihin ve sistemin ezici gölgesinde siliniyor ya da direniyor.
Özellikle 1.cildi sinemada, misal Nuri Bilge Ceylan gözüyle izlemek isterdim.