Evli erkeğin problemleri vardır, bu yüzden de mantıken evli bir kimsenin evli olmayan kişiden daha mutlu olabilmesi çok garip gelir. Ancak hayat mantığı izlemez; hayatın kendi garip yöntemleri vardır. Evli olmayan erkek köksüzdür, beslenmez, sıcaklık yoktur. O soğuktur, soğuk bir dünyada yaşar; o büzüşmeye ve ölmeye devam edip durur. Kadın sıcaklık verir, yaşam verir, onun yuvasında hissetmesini sağlar, onun bir arada kalmasını sağlar. Kadın olmadan erkek dağılmaya başlar.
Ancak kadın evli olmaktan daha çok, tek başına olarak muttu olabilir çünkü o erkek olmadan kendini köklendirebilir. Erkek o kadar büyük bir ihtiyaç değildir. O erkekten daha bağımsız olabilir; o daha bağımsızdır.
Sırf kadın daha bağımsız olduğu için, çağlar boyunca erkek onu başka yollardan —ekonomik olarak, sosyal olarak— bağımlı kılmaya çalışmıştır. Doğası gereği kadın daha bağımsızdır ve bu da erkeği ve onur egosunu incitir. Bu yüzden erkek onu başka bir şekilde bağımlı hale getirmeye çalışmıştır; yapay bağımlılıklar onun için uydurulmuştur. Ekonomik olarak kadın felç edilmiştir, o erkeğe bağımlı olmak zorundadır. Bu erkek için bir tesellidir: Kendisi kadına bağımlıysa, kadın da ona bağımlıdır. Bu bir takas ve tesellidir.
Politik olarak, sosyal olarak kadın toplumdan atılmıştır; o evde kalmaya zorlanmıştır. Böylelikle erkek "Sadece bağımlı olan ben değilim, o da bana bağımlı" diye hissedebilir. Bu egonun, erkek egosunun psikolojik stratejisidir. Şayet kadına bütünüyle —ekonomik, sosyal, politik olarak— özgürlük verilse erkek kadına kıyısala son derece zavallı gözükür.