Bu nihayetsiz, sakit orman, bu yumuşak, loş ziya, bu ratıp kurşuni gök, hepsi onun bu akşamki hüznüyle imtizaç eden birer ahenk, birer sahneydiler. Bir kelime söylemek bu sihirle, şiirle önüme yayılan muazzam hüzün levhasını bozacak zannediyordum.
Güzel, büyük gözlü simasıyla benden kaçan idealimi, bu kadar uzun senelerden beri hayatımla, ruhumla arkasından koştuğum halde benden kaçan idealimi bırakıp gidiyorum.
Niçin maksadımı senden çok seviyorum zannettin handan? O sendin, sende oydun. Yolunda ateşlerde yanmaya, vücudumu zerre zerre, en büyük işkencelerle ayırmaya razı olacağım maksadın siması sendin Handan.