" Günlüğüne neden yazmadın bunları? Niye asıl yüzünü ifşa etmekten çekindin? Arzuladığın kızcağızın hortladığını dahi yazamadın değil mi? Bir genç kızın karşısında korkudan kaçacak yer bulamadığını yazamazsın tabii. Giderayak bile kuyruğu dik tutmak, adına leke getirmemek derdindesin. O yüzden melankoliden muazzep bir âşığı anlatmayı tercih etmişsin bu satırlara. Evet! Sen değilsin bu! Hayali biri! Keşke muharrir olsaymışsın, istidadın varmış... Hoş. Ne yazarsan yaz. ' Kahpe kendine âşık etmiş tabibi, şeytanın yosması ayartmış!' diyecekler... " Defteri yere fırlatan Elif, ürkünç gözlerini Nazmi'nin gözlerine dikti.
..."Deftere 'Ölüm gelecekse yâr elinden gelsin' diye yazmışsın. Madem öyle, son arzunu yerine getireyim tabip efendi!"
Dünyada ne mutluluk vardır ne de acı; yalnızca bir ruh halinin diğeriyle kıyaslanması vardır, hepsi bu. Mutluluğun zirvesine ancak en derin acıyı yaşamış olanlar ulaşabilir...