Neydi bize duygularımızı saklamayı öğreten şey?...
Hayat değildi, diğerleriydi.
Duygularımız yüzünden yargılana yargılana saklanmayı öğreniyor ve belki de sürekli herkesten sakladığımız duygularımızı bir zaman sonra artık hissedemiyor,
ruhumuzun rengini,varlığımızın neşesini feda ediyorduk yargılanmamaya.
Siyah-beyaz oluyorduk...soluyorduk.
Hayat aynı akıyordu, üstelik aynı mekanda ama herkes farklı yaşıyordu gerçekleri, acıları, duyguları, düşünceleri... çünkü hayat, her bedende daima farklı akıyordu.
Yoklukla savaşanlara duygular fazla gelirdi, utanç her yanı kış gibi sarar, eksiklik içinde yaşamanın zorlukları fırtınaya dönüşür, hisler buz tutar ve yargılar ağır basardı. İnsan akıllıysa, işte bu zamanlarda hep duygularından kaçardı. Çünkü o duygular hayat mücadelesinde olanlara sanki haramdı.