İçinde hakikaten sevmek kabiliyeti olan bir insan hiçbir zaman bu sevgiyi bir kişiye inhisar ettiremez ve kimseden de böyle yapmasını bekleyemez. Ne kadar çok insanı seversek asıl sevdiğimiz bir tek kişiyi de o kadar çok ve kuvvetli severiz. Aşk dağıldıkça azalan bir şey değildir.
Raif Efendi... Seni ve aşkını okumak hem beni delirtiyor hem de öyle güzel sevdiğin için keyif veriyor. Hem Raifin hem de Marianın aşkında beni çıldırtan çok nokta olsa da aşk böyle bir şey değil midir zaten? Mantığa tamamen karşı... Yaşarken öyle gelmeyen ama dış gözle bakınca neden böyle oldu dediğimiz çoğu şey aşka dayalı değil midir? Sabahattin Ali, kitabı yazarken neler düşündü neler hissetti bilmiyorum ama Türk edebiyatının en iyi kitaplarından biri olduğunu biliyorum. İkinci defa okurken de fikrim değişmedi, bazı sahneleri daha iyi anladım. Okuyun, Okutun...
Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantıkla akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten daha çok, daha kuvvetli yaşadığını bir ana bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak... Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak...