sd

Nöbet bekler kaygı her yaşlının gözünde, Uyku bulunmaz kaygının barındığı yerde. Oysa yıpranmamış gençliğin yüksüz bir beyinle dinlendiği yerde, Altın bir uyku sürdürür egemenliğini.
Sayfa 47·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yeryüzünde yaşayan en zararlı şey bile Özel bir yarar taşır bu yeryüzüne; En yararlı şey bile yanlış kullanılırsa Yok edip doğru sonucu ulaşır zarara. Kullanmayı bilmezsen, iyi döner kötüye, Kötü de bazen yücelir erdemmiş gibi. Şu minik çiçeğin taze filizlerinde Zehir de var, iyileştiren özlerde: Koklanırsa dinçlik verir her yerine insanın Tadılırsa, öldürür tüm duyuları, durdurur yüreği. İnsanın içinde de, otlarda olduğu gibi, Karargah kurmuştur birbirine iki düşman kral; Biri erdem, öteki gemsiz istem, İçlerinden kötüsü egemen oldu mu bir kez Kurt kemirip çürütür tez elden o bitkiyi
Sayfa 46·Kitabı okudu
Ah, Romeo, Romeo! Neden Romeo'sun sen? İnkâr et babanı, adını yadsı! Yapamazsan, yemin et sevdiğine, Vazgeçeyim Capulet olmaktan ben.
Sayfa 39·Kitabı okudu
Sen göz kamaştıran bir parlaklık veriyorsun geceye.
Sayfa 38·Kitabı okudu
Dur, şu pencereden süzülen ışık da ne? Evet, orası doğu, Juliet de güneşi! Yüksel ey güzel güneş, öldür şu kıskanç ayı Bak nasıl da sararıp soluvermiş tanrıça kederden Sen ondan çok daha güzelsin diye. Kıskandığı için vazgeç ona bağlılıktan, Sayrılı ve toydur bakirelik giysisi. Soytarılar giyer bunları ancak Sen çıkar bu giysileri, at üzerinden. Kadınım benim, ah benim sevgilim bu! Ne olur ah, bilseydi sevgilim olduğunu! Konuşuyor, ama bir şey de demiyor; Ne çıkar anlatıyor ya gözleriyle Karşılık vereceğim ben de! Amma da yüzsüzüm, konuştuğu ben değilim ki. Tüm göklerin en güzel yıldızlarından ikisi, Yalvarıyorlar onun gözlerine işleri olduğundan: Biz dönünceye dek siz parıldayın, diye. Gözleri gökte olsaydı, yıldızlar da onun yüzünde; Utandırırdı yıldızları yanaklarının parlaklığı, Gün ışığının kandili utandırdığı gibi tıpkı. Öyle parlak bir ışık çağlayanı olurdu ki gözleri gökte, Gece bitti sanarak kuşlar cıvıldaşırdı.
Sayfa 38·Kitabı okudu