Enver... Memleketi için çok büyük işler yapma niyetiyle çıktığı yolda bir yıldız gibi doğan bu idealist ve yetenekli subay, şimdi başarısızlığa uğrayarak bir güneş gibi batıyordu. Memleketini terk etmenin hüznü içerisinde olmasına rağmen gözü arkada değildi. Canından çok sevdiği ve uğruna her türlü tehlikeye atıldığı memleketini, kariyeri boyunca yarıştığı rakibine bırakıyor. çevresindekilere, "Memleketi kurtaracak bir adam varsa, o da Mustafa Kemal'dir!" diyordu. Ona daima rakip olmuştu fakat asla düşman olmamıştı.
"Paşam, biz de askeriz. Biz de bu orduya komuta etmiş adamız. Türk eri kaçmaz. Kaçmak nedir bilmez. Eğer Türk erinin kaçtığını görmüşseniz derhal kabul etmelidir ki onun başındaki en büyük komutan kaçmıştır. Eğer siz kaçtığınızın alçaklığını Türk erlerine yüklemek istiyorsanız insafsızlık ediyorsunuz."
"Her şeye rağmen, muhakkak bir nura doğru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletin hakkındaki sonsuz sevgim değil; bugünün karanlıkları, ahlaksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir."
Çanakkale Savaşı'nın planlayıcısı Winston Churchill, "Türkler öyle bir savunmaya girişmişlerdi ki, canlarını veriyorlar ama vatan topraklarından bir karış yer bile vermiyorlardı!" diye yakınıyordu.