Öyle ki İstiklal Savaşı'nın muzaffer başkumandanı harfleri değiştirmeğe kalkınca, bir avuç entelektüelin alkışlarıyla teşci edilir. Arap harflerini müdafaaya bir tek hoca çıkar: Yahudi Avram Galanti.
Harf devrimi, kütüphaneleri tuğla yığınına çevirir.
İrfanımızı düne bağlayan köprüler uçurulmuştur.
Nihayet İstiklal Savaşı... Yangın alevleri içinde doğan genç bir devlet. Evet, çetin bir imtihandan yüz akıyla çıkmıştık. Ateş mazinin bir çok levslerini temizlemişti, ama Pyrrhusvari bir zaferdi bu. Batının silahlı saldırısını püskürtmüş, Batılılaşma sevdasından kurtulamamıştık.
Kıyasıya bir savaştı bu, Haç'la Hilal'in, Batı'yla Doğu'nun, imanla inkarın savaşı... Hisarlar düşüyordu birer birer. Dost düşmana karıştı. Müstağripler bir ağızdan haykırıyordu: Teceddüt, teceddüt...