Ayşe gökoğlu

Ayşe gökoğlu
@ayse__gokoglu
Soyulur muydu kabuğu hayatın, yoksa bütün vitamini kabuğunda mıydı
UZAK HAZİRAN İki dudak arası bir zaman Gözgöze geldikse geçerken. Mayıs'la Haziran arasında Yağmurlu bir saçak altından. Aşktı uçup giden üstümüzden. Aşktı değip geçen yanımızdan. Uyanıp kış uykularından. Şubat'la Mart arasında Eylül'le Ekim arasında. Yaz sularından kıyıya çıkan, İki adım arası bir zaman. Gözgöze geldikse geçerken. Günlük güneşlik bir kaldırımdan. Aşktı uçup giden üstümüzden. Aşktı değip geçen yanımızdan. Aşktı görmedik bilmedikse. Kimbilir hangi Eylül bir daha Hangi uzak Haziran... /Necati CUMALI/
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ey âdemoğlu! Ben şeref ve yüksekliği itaat etmeye verdim. İnsanlar onu sultanların kapısında arıyorlar, nasıl bulacaklar? İlmi açlıkta takdir ettim. İnsanlar onu çok yemekte arıyorlar, nasıl bulacaklar? Gönül parlaklığını gece uykusuzluğunda bulundurdum. İnsanlar onu derin uykuda arıyorlar, nasıl bulacaklar? Ey âdemoğlu! İlim ve ameli tok karınla, gönül parlaklığını derin uykuyla, hikmet ve inceliği çok konuşmasıyla; ülfet ve dostluğu insanlarla iç içe bulunmakla ve nihayet benim sevgimi dünya sevgisiyle dolmuş olarak, nasıl isteyebilirsin? Öyleyse, ilim ve ameli açlıkta, gönül parlaklığını gece uykusuzluğunda, hikmet ve inceliği sükûtta, dostluğumu ve bana kavuşmayı uzlette, sevgimi ve hoşnutluğumu dünyayı terk etmekte ara... Ey âdemoğlu! Oruç banadır ve onun karşılığını ben veririm. Oruçluya iki sevinç var; iftar edeceği ve bana kavuşacağı an..."
Güldün, güller açıldı penceremin demirlerinde. İyi ki geçtin dünyadan. Sahi, ya doğmasaydın..? /Nazım Hikmet Ran/
Her yaşın kendine göre bir güzelliği yoktu. Emin olduğun, farkında olduğun hiçbir yaşın güzelliği yoktu. Yaş öyle bir şey olacaktı ki, sen bilmeyecektin. Sana yaşını sorduklarında şaşıracaktın, şöyle bir durup hesaplamak zorunda kalacaktın. Yaş günü hediyesi verenlere Ajan Provokatör gözüyle bakacaktın. "Benim yıllarımı paketlemeyin ulaan, bırakın dağınık kalsın kalsın!" diye bağıracaktın. /Murat uyurkulak/
Biz zannediyoruz ki elimiz sıcak sudan soğuk suya değmezse, dertsiz tasasız bir hayat yaşarsak mutlu insanlar oluruz. Aksine ruh gayretsiz kaldıkça kayıtsız, vurdumduymaz, psikolojik ceset halinde insanlara dönüşürüz. İnsan hayatla boğuşurken anlamı keşfeder; kafamızı taşlara vururken, hayal kırıklıkları yaşarken, ıstırapları alt etmeye çalışırken... hayat sürekli bir mücadele halidir. Bu mücadele zaten bize yaşamanın dokusunu verir. Yaşamak yorulmaktır ve bunun için de güzeldir. (Kemal Sayar)