Ey âdemoğlu!
Ben şeref ve yüksekliği itaat etmeye verdim. İnsanlar onu sultanların kapısında arıyorlar, nasıl bulacaklar? İlmi açlıkta takdir ettim. İnsanlar onu çok yemekte arıyorlar, nasıl bulacaklar? Gönül parlaklığını gece uykusuzluğunda bulundurdum. İnsanlar onu derin uykuda arıyorlar, nasıl bulacaklar? Ey âdemoğlu!
İlim ve ameli tok karınla, gönül parlaklığını derin uykuyla, hikmet ve inceliği çok konuşmasıyla; ülfet ve dostluğu insanlarla iç içe bulunmakla ve nihayet benim sevgimi dünya sevgisiyle dolmuş olarak, nasıl isteyebilirsin? Öyleyse, ilim ve ameli açlıkta, gönül parlaklığını gece uykusuzluğunda, hikmet ve inceliği sükûtta, dostluğumu ve bana kavuşmayı uzlette, sevgimi ve hoşnutluğumu dünyayı terk etmekte ara...
Ey âdemoğlu!
Oruç banadır ve onun karşılığını ben veririm. Oruçluya iki sevinç var; iftar edeceği ve bana kavuşacağı an..."