"Ulu Kişi, Erliğe yenilişinin acısını unutmuş Tanrı Ülgen'in buyruğundan çıkmış olmanın suçluluğunu duymuştu. Tanrı Ülgen bunu anladı ve buyurdu: "Hiç kimse
Bizim kadar güçlü değildir. Biz ki Tanrıyız, bir bildiğimiz vardır elbette. Yeryüzünde bir adâletsizlik yoktur. Adâletsizlik gibi görünen, kişilerin görmelerini yaptıklarımıza ve yarattıklarımıza bir bütün olarak bakmalarını bilmemelerinden ileri gelmektedir. Her kişi, günahınca yaşar. Erlik seni yendi ise, senin, görevini bilmemen ve gücünün dışına çıkmandandır. Sen, bizim işimize karışmak diledin; Bizim bildiğimizi elbette bilemezsin! Şimdi sen yerine git. Bir gün gelecek, sen Erlikten daha güiçlü olacaksın. O günü Biz sana bildireceğiz. O gün, Erliğin son günü olacaktır..."
"Yüreğimde, bir büyük
mâbedin içine ilk girişin o ürpertici heyecanı ve korkusu var.
Mâbedi, gerçek yönü ve yüzüyle, olanca haşmetiyle size veremediğimi biliyorum.
Fakat bir ışık bu..küçücük bir ışık!
Bu ışığı, haşmetini ve kaygusunu yüreğimin başında duyduğum milletimin asil gençlerine; bilhassa, soyunun sıcak, içli, güzel heyecanları dururken soğuk, kuru ve sonu köleliğe varacak olan uzak ve yabancı heyecanlar peşinde
heder olan çocuklarına armağan ediyorum..."