MOLA! Bir defa da misafir olmak. İsteklerini, nefsini köreltircesine, hep kendisi karşılamak zorunda kalmamak. Her şeye hep düşmanca el uzatmaktan kurtulmak; bir defa olsun ikendini olup bitenlere bırakıvermek ve olup bitenlerin iyi şeyler olduğunu bilmek. Cesaretin de zaman zaman kendini şöyle bir bırakmaya, ipek örtülerin püsküllerine takılıp şöyle bir yuvarlanmaya ihtiyacı vardır..."
"Ne zamandır kışın gelmesi şu hayat ağaçlarına?
Bilemiyoruz. Göçmen kuşlarının aksine, yoktur
haber verenimiz. Hep gecikerek bu yüzden,
acele yapışırız rüzgârların eteklerine, bizi
hiç umursamayan bir dereye saçılmak için.
Ama biliriz, çiçeklenmenin de solmanın da
ne olduğunu..."
"Ey zaman, uzaklaşmaktasın benden şimdi.
Yaralanıyorum her kanat çırpışınla. Ama kalınca yalnız, söyle, neye yarar ki
dudaklarım, gecem ve gündüzüm tek başına
Yok bir sevgilim, bir dört duvar,
ne de bir iklim, gönlümce.
Bütün kendimi adadıklarım,ömrümce ansızın zenginleşip beni harcamaktalar..."