"Kaderdir bu rüzgârın estirdiği; bırak, gelsin,
gelsin ne varsa tutkulardan ve körü körüne,
ne varsa uğruna yanıp tutuştuğumuz:- gelsin.
Ey kader dediğimiz, bu rüzgârla gelmelisin.
Adı konmamışların ağırlığıyla yalpalayan
bu yeni rüzgâr, sürüklemekte bir yerlerden
denizleri aşırtarak, ney ise biz olan. Gel gör ki, bu rüzgârın önünde kader acımadan
Ta üzerimizden geçip gitmekte başka diyarlara..."