Eveet, bu güzelim kitabın incelemesine nereden başlasam bilemedim. O kadar beğendim ki, kitabı sindirip bir şeyler yazabilmek için bir süre beklemem gerekti.
Kitabımız bir dönem Fransa'da kraliçelik yapmış Madam de Prie'nin gözden düşüşünü anlatıyor. O dönemin burjuva dünyasını, şan şöhretin insanlar için değerini, karşılıklı ilişkilerdeki samimiyetsizliği gözler önüne seriyor. Üstelik gerçek bir hikayeden esinlenilmiş. İlgiye muhtaç bu aristokrat kadının sürüldüğü yerde hayatının anlamını kaybedişini, çeşitli yollarla geri kazanmaya çalışsa bile başarılı olamayaşını Zweig biz okurlara o kadar güzel aktarıyor ki okurken bir anda hayatın bu denli umutsuz ve anlamsız hale gelmesine şaşıp kalıyor insan. Bunun yanında hayatın acımasız bir oyun oluşunu ama oyunun hamlelerine yine hayatın kendisinin karar verdiğini acı bir şekilde gösteriyor.
56 sayfadan oluşan kitabımız muhtemelen Zweig'ın en kısa kitaplarından ancak kısa kitaplar sizi yanılgıya düşürmesin çünkü bazen en derin anlamlar içlerinde gizli.
Kitabı henüz okumadıysanız bir şans verin derim. :))