Ayşe

Oysa Wiggs, geleceği özlemenin, geçmişte yaşamak kadar cansız bir şey olduğunu söylüyordu. Özlem de, umut da, özgün yaşantıyı engelleyici şeylerdi.
Reklam
İki kişi birbiri hakkında başka kimsenin bilmediği şeyleri bilirse, kimseye de söylemezlerse, o zaman o iki kişiyi dost saymak gerekirdi.
İnsan mutsuzken dikkati hep kendine döner. Kendini çok ciddiye alır. Mutlular, yani kendilerini çok sevenlerse, pek düşünmezler kendilerini. Mutsuzu neşelendirmeye çalıştığında, istemez, karşı çıkar. Çünkü dikkatini kendinden ayırıp evrene yöneltmek zorunda kalacaktır. Mutsuzluk, kendine düşkünlüğün varacağı son noktadır.
Hem mutsuzluk doğal bir şeydir. Ben hayatın doğal üzüntülerinden kurtulmaya çalışan o kaçıklardan değilim. Tabii... Hayatta üzüntü pek boldur. Ölüm de ek bir üzüntüdür. Korku, kaygı, suçluluk, hatta biraz nevroz, hayatın kabul etmesi zor gelen bu sonucuna doğal tepkilerdir. Ama seçilecek yol, bu tepkileri fazla ciddiye almamaktır. Şu vücut denen kutuda geçireceğin kısa zamanı, o üzüntülerle işbirliği yaparak önemsizleştirmemektir.
Hayaletler kısa süreli heyecanlar için iyidir; ama uzun vadede sıkıcı olurlar.
Reklam