Ayşe Çakmak

Derdin ne olduğunu nereden bilecekler?
Puan vermedi·200 syf.··
2026 6. kitabı
Bu yazıyı bilirkişi olarak değil hiçbiri olarak yazıyorum. Dert sadece yaşayanın anlayabileceği bir şeydir bana yanlış geliyor. Tecrübe sadece kendi yaşadıklarımızla olmuyor, sormak da her zaman kolay olmuyor. Kitabı okurken herkesin kendi bakış açısında haklı olduğunu gördüm. Kötü olduğunu düşündüğüm Hülya sütten çıkmış ak kaşığa döndü. İyi niyetin en yüksek boyutu Nurten'e sinirlenirken Mürrüvet Hanım'ı bağrıma bastım. Aile bütünlüğünün "bütünlük" kısmının değil de aile kısmının önemli olduğunu gördüm. Bütünlük sadece bir kelimeydi aile olmadıktan sonra bütünlüğün de bir önemi kalmıyor. Gerçek hayatı düşündüm. İnsanlara ne kadar iyi olduklarını ne sıklıkta soruyorum, bana ne sıklıkta iyi olup olmadığımı soruyorlar? Bu noktada iyi bir yerde olduğumu görmek beni mutlu etti hatta bu kitabı da bana sürekli halimi hatırımı soran bir dostum hediye etmişti. Okumasam belki de tek derdin bende olduğunu düşünürdüm okuduktan sonra fark ettim ki tek dertsiz benmişim. Herkese kendi derdi ağır gelir derler ya benim derdim bana ağır gelmemeye başladı, rahatladım Ethem gibi, diğer insanları düşünmeye başladım. Sonra da fark ettim ki dert aslında söylenilmeyenmiş. Söylemek isteyip de söyleyemediklerimiz... Şuanda ne söylemek istersin diye sorsalar söyleme bilmesinler değil de Söyle ki bilsinler derdim.
Söyleme BilmesinlerŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202524,5bin okunma