"ben ki hasretten bir dağım /ıpıssız kaldı otağım / Bağdat, Şam, Mekke, Medine / Kudüs, İstanbul, Endülüs / hani her biriniz yıldız yıldız / göğümü süslerdiniz / fersiz gözlerim sizi arar / ne oldunuz"
Sayfa 56 - Vakıfbank Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Doğru, zihnin ışığını; iyi, ahlakın yolunu; güzel, estetiğin imkânını verir. İnsan, bu üç değerde derinleştikçe şahsiyetini de geliştirebilir, olgunlaştırabilir. Fakat hiçbir değer, tek başına bir beşerin tekelinde değildir. Bu yüzden şahsiyet, sürekli bir arayış, sürekli yanlıştan doğruya, kötüden iyiye, çirkinden güzele bir hicret hâlidir.
Sayfa 52 - Vakıfbank Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Haydar-ı Kerrar mübarek elleriyle Hayber'in kapısına dayandı. O kapı ki yüz adam boyu. Yerinden oynamaz, yurdunu terk etmez. Amma ki O ol dedi mi, Efendiler Efendisi işaret etti mi, Ali gözlerini dikti mi oluverir. Oldu. Aşılmaz denilen ne varsa aşıldı. Kapanmaz denilen yaralar kapandı. Virdi besmele olanın semada adı yankılandı.