Seven insanlar birbirinin zehrini alır, birbirine şifa olur, birbirini kurtarır. Böylesi daha gerçek, daha insaniydi. Sartre'ın, "Cehennem başkalarıdır," sözüyle de çelişmiyordu bu; çünkü yaşamınız boyunca size değenlerin bazıları cehennemi yaşatır -ayazda titretir, demir parmaklıkların ardında çürütür- bazılarıysa cenneti sunar; sıcacık bir kucakla sarar, masum bir gülüşle hayata döndürür.
"Ormanda giderken / Yol ikiye ayrıldı /Ve ben seçtim / Daha az gidilmiş olanı." Öz mü daha önce gelmeliydi varlık mı? Kendisi önceden tasarlanmış bir makas, bir örtü, bir kitap mıydı yoksa daha özel, daha öznel bir varlık mı? İşte tüm soru buydu.
Uzak tanıdıklarınızın yüzü net gelir gözünüzün önüne ama sevdiklerinizin yüzü bir türlü tamamlanamaz. Çünkü gülüşleri, kaş çatışları, yüz ifadeleriyle tanırsınız onları; tek bir sabit resim olarak değil, binlerce anının toplamı olarak.