"Uzun zamandan beridir hayatın -gerçek hayatın- başlamak üzere olduğu
izlenimine kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel,
öncelikle erişilmesi gereken bir şey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek zaman,
ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat başlayacaktı. Sonunda anladım ki bu
engeller benim hayatımdı."
Nasıl gözlerimiz görmeye, kulaklarımız duymaya yarıyorsa, insanın yüreği de zamanı algılamaya yarar. Kör bir insan için gökkuşağının renkleri ve sağır bir insan için kuş sesleri nasıl boşunaysa, yürekle algılanmayan zaman da öyle boşa gider, kaybolur. Ama ne yazık ki düzgün atmasını bildiği halde kör ve sağır olan nice yürekler vardır.