- Ne oluyor yoldaş? dedi ölü koyun yığınlarını göstererek. Sen komünist bir çoban olduğun halde kuzuların neden ölüyor?
- Herhalde kuzular benim komünist olduğumu bilmiyorlar! diye patladı Tanabay.
O güne kadar hiç düşünmemişti bunları. Demek ki düşünmemek unutmak demek değilmiş. Aslında Tanabay unuttuğu için değil, istemediği için düşünmüyordu geçmişini. Düşünmemeye çalışırdı o acı veren geçmişi.
Ancak ağır hastalandığımız ya da öldüğümüz zaman hatırlıyoruz birbirimizi. O yitirdiğimizin ne iyi, ne eşsiz bir insan olduğunu, ne büyük iyilikler yaptığını, ancak o son demde anlıyoruz.