Agnes'ın kızını hayata bağlamak ister gibi, gevşek duran parmaklarını sımsıkı tuttuğunu görüyor Mary. Yapabilse, onu yalnızca irade gücüyle orada tutacak, çekip geri alacak. Mary bu duyguyu tanıyor; o da hissediyor; yaşamış; belki de sonsuza kadar, yaşamaya devam edecek. Yatağın yanında oturan, çocuğunu tutmaya, bırakmamaya çalışan kadın kendisi olmuş çok kereler. Hepsi boşuna. Verilen şey her an geri alınabilir. “Acımasızlık ve yıkım her köşe başında, sandıkların içinde, kapıların ardında seni bekliyor:
Bir hırsız ya da haydut gibi her an üstüne atlayabilirler. İşin sırn, tedbiri bir an olsun elinden bırakmamak. Asla güvende olduğunu düşünmemek. Çocuklarının yaşamaya, süt emmeye, nefes almaya, yürüyüp konuşmaya, gülüşüp kavga etmeye, oynamaya nasılsa bir şekilde devam edeceğini düşünmemek. Göz açıp kapayıncaya kadar yanından ayrılabileceklerini, elinden alınabileceklerini, şeytan arabasının tüyleri gibi senden kopup gidebileceklerini bir an olsun unutmamak.”