Kötü bir alışkanlığı yenme görevi içimizdeki güçlü bir meşeyi kökünden sökmek gibidir. İyi bir alışkalığı inşa etme görevi ise narin bir çiçeği günbegün büyütmekten farksızdır.
Kitabı çok büyük bir beklentiyle okudum. 1 senedir okumak istiyordum. Beklediğim kadar olmasa da kitabı beğendim. "Herkes pişmanlık yaşamadan yaşamak ister." Sonsuz olasılığın olduğu hayatta seçimlerimizin bizi ne kadar farklı noktalara ulaştıracağının farkına varıyorsunuz kitapta. Ay keşke şöyle yapsaydım vah keşke şöyle. Sonsuz olasılıkta kaybolanlara: "Tam olman gereken yerdesin sakin ol. Önünde devam eden sonsuz seçim hakkın var ve seni sen yapan seçimlerin" mesajı veriyor fikrimce. Pişmanlıkları olan herkesin okumasını tavsiye ederim.
Düşünüyorum öyleyse varım! Dikkat kitabı okumadan okuma!
Var mıyım acaba? Varlar mı acaba? Az çok tahmin edilebilir gelse de harika konusu var. Asıl olaylar kitabın ikinci yarısında işleniyor. İlk yarıda biraz sıkılır gibi olsamda beğendiğim bir kitap oldu. Kitap insanı hem tarihte hem de zihninde puslu, felsefi bir yolculuğa çıkarıyor okuyucuyu. Osmanlı döneminde geçen olaylar bazen gerçekten böyle olaylar yaşanmış mıdır diye düşündürdü. Rüya mı gerçek mi? Biz de birinin rüyası mıyız acaba dedirtti kitap sonunda.