Adet gereği sokakta yakılan ateşte pişirilirdi yemek. Bu yemeklerde bir lokma et bile yoktu. Zaten halk etin ne olduğunu bile bilmiyordu; ama o gün insanlarda ayrı bir neşe vardı.
“Foulon yaşıyor demek! Halka “Ot yiyin!” diyen Foulon yaşıyor demek!”
“ Ekmek veremediğim babama ot yedirmemi emreden Foulon demek sağ!”
“Babamın, açlıktan ölen yavrumun intikamını çok acı alacağım!”
“Hayır! Diri diri gömelim onu! Belki ot biter toprağın üstünde!”
Evet, biliyorum ki, az zaman kaldı. Geliyor. Şimdi yolda. Bunu hissedebiliyorum. Hiç durmuyor. Geriye de gitmiyor. Sürekli ilerliyor. Şu içinde bulunduğumuz dünyaya bak. Her şey aynı mı kalacak sanıyorsun? Bu gerçekten de çok komik.