Zamana hiç değer vermediği hâlde, her vakit, herkesten önce davranmak isteyen, sırasına razı olmadığı için de birbirini itiştirip geç kalan milletimiz, gene telaşla davrandı.
...Zamanın hâkim sosyal fikri 'din' olduğu, herkes servetini, canını, şerefini ona bağladığı halde, onu kurtarıp yaşatalım derken nasıl da kolayca berbat etmişlerdi. İşte, her vesika, her ferman, her kadı mahkemesi hükmü, dini, başka başka kazançlara alet edebilmek için, akılalmaz şeriat hileleriyle dolu...
...Ama rezilliğin de bir gizliliği olmalı değil mi? Bağışlanmaz suçumuzu sormuştum size geçenlerde... İşte suçumuz!... Suçların en büyüğü, en bağışlanmazı: UTANMAZLIK!