bunu nasıl söyler? böyle laflar yumurtlamasından nefret ediyorum. bilmediğim şeyler biliyormuş gibi. sanki bu meseleye uzun uzun kafa patlatmış da aniden bir bilgi kırıntısını, buzdağının sadece tepesini, minnacık bir bilgiyi, yani yalnızca bir ipucunu benimle paylaşmayı tercih ediyor ki, ağzıma bir parça bal çalınsın, resmin gerisini kafamda ben tamamlayayım.
sorunun kendisinde olduğunu sanıyordu; duruma doğru düzgün bir açıklama getiremediğimden, bıraktım öyle sansın. sorunun kendinde olduğunu itiraf etmek kolay iş değil. özellikle de etrafında suçu üstüne almaya hazır başka insanlar varsa. dünyada olup bitenlerin benimle en ufak bir alakası yok gibiydi; sürekli bu ruh hali içerisindeydim. ve kızım, elf kılığındaki kızım, bunu görüp meseleyi çözdü.
bu olay neticesinde ya da bütün bunların yarattığı ruh hali neticesinde ya da en azından bir şeylerle alakalı olduğunu umduğum bir şeyin neticesinde, öylesine olduğunu hissettiğim -ki hala öyle hissediyorum- ani bir kararla sırt çantamı toplayıp ormana doğru yola koyuldum.